düş karnavalı
dudaklarından
yangın içmeli
hemen şimdi
kuşatmalı
geceyi
bir senfoni
gibi usulca
nazım’ın
memleket şiirleri kadar
sıcak tenine
dokunmalı
sevgilinin
uzaklara
gitmeli
uzaklara
akmalı
yahut bir
gecekondunun penceresini
açık
unutmalı
ne bileyim
bir
travestiye laf atmalı
düşlerini
dilencinin avuçlarına
bırakmalısın
sızabilmeli
bir gramafon
sesi gibi
kilitli
kapılar altından yarınlara
biliyorum
siren
sesleri çoğalırken sokaklarda
en haylaz
düşlerin bile
bir çocuk
gülüşüne boyamaktı yaşamı
alpaycavlak'93 ekim niğde